• Amasya
    29°C
Bizi takip et : Tasova Gazetesi Facebook Tasova Gazetesi Twitter
Naci Konyar
Naci Konyar

GERGİNLİK ÜRETMEYELİM

Gerginlik Üretmeyelim

Ülkemiz moral bir çöküntü ve gerilim içinde. Her akşam izlediğimiz televizyon haberleri içimizi karartıyor. Hakkı, hakikati riyasız dosdoğru bir şekilde anlatan yok. Her hafta ayrı bir olay. Gelen her hafta gideni aratıyor. Arka arkası kesilmeyen Ergenekon iddiaları, hangisi gerçek hangisi değil bir sürü iddia var. Ve halkımızın şaşkınlıkla izlediği tarihi bir süreç yaşıyoruz.

 

Bundan on yıl önce ülkemiz bir deprem felaketi yaşamıştı. O felaket sonrası televizyonlarda her akşam deprem profösörlerini dinlemiştik. Şimdi de yaşadığımız hukuk depremi nedeni ile ekranlarda bolca hukuk uzmanı izlemek durumunda kalıyoruz.

 

Aziz Nesin Türkiye’de üç kişiden beş kişi ozandır demişti. Bu günlerde de üç kişiden beş kişi yargıç kesildi Türkiye’de. Herkes kendi hukukunun doğruluğunu ispat peşinde...

 

Ülke gündemi öyle değişken ki insanımız, ortalığı çingene çadırına döndüren kişi, kurum, partilerden birinin destekleyicisi olmakla ülkenin ve milletin kurtuluşa ereceği zannında...

 

Evet şu anda ülkemiz insanı yaşanan olaylar karşısında aynı frekansta hissetmek, aynı hassasiyetle olayları değerlendirmek, aynı tespit ve teşhiste bulunma konusunda kararsızlığa düşmüş durumda. İktidarla muhalefet, iktidarla kurumlar arasında yaşanan sıkıntılardan orduyla, yargıyla olan gerginliklerden halkımız huzursuzluk ve endişe duyuyor ve bir ülkenin iktidarının ordusuyla, yargısıyla kavga içinde gösterilmesine gönlü razı değil.

 

Bir tarafta halkın hür iradesi ile seçilmiş bir iktidar, diğer tarafta aynı halkın kendi evlatlarından oluşmuş ordusu. Halkının kurumlar içinde en çok güven duyduğu ve peygamber ocağı olarak değerlendirdiği bir kurum var.

 

Bir televizyon programında dinlemiştim;

Bir kadın elinde sefertası nizamiyeye yaklaşıyor nöbet tutan ere; oğlum diyor.

 

-         Bana kışlada pişen yemekten biraz yemek getirebilir misin?

 

 Nöbet tutan er kadına soruyor:

 

-Evinde yemeğin yok mu fakir misin deyince kadın: 

 

-Oğlum fakir falan değilim. Evimde yemeğim var. Ancak benim evde hasta bir oğlum var. Burası peygamber ocağı burada pişen yemekten oğluma yedirirsem belki şifa bulur inancıyla sizden yemek istiyorum der...

 

İşte Türk milletinin askere bakışı bu askerine verdiği değer bu .

 

Oy veren bir halkın zekasından kuşkulanmaya kimsenin hakkı olmadığını söyleyerek, yönetenlerinde bizim yöneticilerimiz olduğunu belirtip milli irade ile ordumuz arasında yaratılmaya çalışılan gerginliğin bir an önce giderilmesini diliyoruz.

 

Türkiye’de siyaset hayatında asker ağırlığını demokratik ölçülere göre ağır bulanlar vardır. Bunda haklılık olabilir fakat Türkiye şartları, ülkenin jeopolitik durumu, siyasetin duyarsızlıkları göz önüne alındığında bunun bir sakınca değil bir sübap oluşturduğu açıktır.

 

Milletimizin gönlünde askerin ayrı bir yeri vardır. Çünkü bu milletin dünya üzerinde ölmediği bir yer yoktur. Kore, Yemen, Libya, Kafkasya, Çanakkale... Bu birbirinden binlerce kilometre uzakta olan yerlerde Mehmetçik ardında şeref ve şan bırakarak hep şehit düşmüştür.

 

Şunu demek isteriz ki...

 

Devlet bizim devletimiz, iktidar bu halkın iradesi, ordu bizim ordumuz, halkımızın göz bebeği, yargı mülkümüzün temeli böyle bir ortamda körü körüne inatlaşarak, hırsla, kinle taraflardan birinin müdafii kesilmek yarasa, yarasa ülkede hasım sayısının artmasına yarar.

 

Taraf olmak taraf olduğunuz cenahın dar iklimine mahkum olmak demektir. Oysa ülkemiz insanı özgürlükten yanadır. Ve Çörçil’in o güzel demokrasi tarifinin bu topraklarda yaşandığını görmek istemektedir.

 

 ‘Sabahın alaca karanlığında, kapınız çalındığında gelenin sütçü olduğundan emin olduğunuz rejimin adıdır demokrasi’ der Çörçil...

 

Uyuşmazlıklar ve savaş yerine, çözümler ve barış üretelim  ve bir düşünce adamının tavsiyesine kulak verelim

 

‘Değerli fikirleri değerli malı olanlar bağırmazlar. Zerzevatçı bağırır ama kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. Düşünenler bağırmaz. İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir’

 

Kavgasız ve gerilimsiz günler dileğiyle...



Bu haber 787 kere okunmuş.

Yorumlayan : süreyya civriz
Tarih:14.03.2010 19:04:13
tebrik
tebrik ediyorum ellerinden öpüyorum.
Yorumlayan : beyoğlu
Tarih:08.03.2010 23:49:03
AYNI GÜZELLİKTE
DEĞERLİ NACİ AĞABEYCİĞİM, KALEMİNE SAĞLIK. BÜTÜN KÖŞE YAZARLARI MESELELERE SENİN BAKTIĞIN GİBİ BAĞIMSIZ VE AKILCI YAKLAŞIMLARDA BULUNSALAR. BU ÜLKEDE GERĞİNLİK OLMAZ. YAZILARINI OKURKEN UFKUM GENİŞLİYOR. TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Yorumlayan : DURAKLI
Tarih:08.03.2010 09:35:33
GÖRÜŞ FARKI
ANLATABİLDİĞİN Mİ ? ANLAYA BİLDİĞİN Mİ. GÜZEL BİR ANLATIM VE SON YORUMLAR İNSANA NE VERİRSEN VER.. ANLAMAK İSTEĞİNİ ALABİLİYOR. EVET BİZLER İNANCINI NAKTE VE SİYASETE BULAŞTIRMAYANLAR BU ÜLKEDE GERGİNLİK İSTEMİYORUZ. ORDU SİYASETTEN - SİYASİLER DİNDEN UZAK DURSUN. FAZLA YORUM YAPMADAN İŞİN ASLI GİZLİ KALMAYACAK. DEMOKRASİ BU MU? YORUM YAPMAYA BİLE ÇEKİNİYOR İSEN..
Yorumlayan : Ahmet ÖZKAN
Tarih:06.03.2010 12:14:26
Hedef Cuntacılar
Abi şu anda yıpratılmak istenilen hedefin ordumuz değilde cuntacılar ve cunta heveslileri (asker sivil farketmez) olduğunu farkedemiyorsanız Size ne diyeyim. Elbette hepimiz gerilim istemiyoruz ; bunun için de vücutta ağrı veren bütün çıbanbaşlarının deşilmesi gerek. Saygılar.
Yorumlayan : Badboy
Tarih:05.03.2010 18:28:52
Demokrasinin YANINDAYIZ...
Biz demokrasinin yanındayız ve olaylardan hiç de rahatsız değiliz...Bir kere siz bu yazıda resmen asker yalakalığı yapmışsınız yok peygamber ocağıymışta falan filan kalmadı ocaklığı,ocaklığı Osmanlı ile sona erdi.Peygamber Ocağı denilen yerde İslam olur burda var mı? YOK... Şimdi siz diyorsunuz ki gerilim olmasın tamam güzel biz de olmasın istiyoruz ama bu ülkenin ordusu darbe yapmaya hazırlanıyorsa buna seyirci mi kalınacaktı kalınamazdı kalınmayacakta...Bir de siyasette asker ağırlığını normal bişeymiş gibi göstermişsiniz vallahi pes doğrusu...Biz orduyu siyasette görmek istemiyoruz
Yorumlayan : Ömer CELEP
Tarih:05.03.2010 00:17:10
içerik
naci abi hemen bütün yazılarını zevkle okuyorum. Ama bu yazınızın hem zamanlaması ve hem de içerik bakımından farklı ve özel önem arzettiğini düşünüyorum.Şu yazıyı keşke broşür halinde ülkemiz insanının tamamına ulaştırabilsek. selamım saygım ve sağlıkla kal. Ömer CELEP

Sayfalar :

Ilk Sayfa - [1] - Son Sayfa
Reklam   -   İletişim   -   Kurumsal   -   Yazar Başvurusu   -   Gizlilik İlkeleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel : +90 358 312 13 47  /  Faks : +90 358 312 13 47
RSS Facebook Twitter
Yazılım ve Tasarım :